5 Kasım 2007 Pazartesi

...

...
hiç bir mektup -sahibini yansıtmasına rağmen- kişisel değildir.
birinin okuyacağını bildiğinde samimi olamaz insan. o yüzden yeryüzünde yazılmış hiç birşeyin samimiyetine inanmıyorum ben. bir gün bir yerden çıkıp karşıma gelecek bu kağıt biliyorum. nereden bildiğimi bilmiyorum. bazı çok özel anlarda, tanrıya inancımı kaybedip yeniden kazanıyorum. zihnimin şizofren kıyılarına vurup parçalanıyorum. dünyanın tüm orospularına selam ediyorum..kaybedecek hiç birşeyi kalmayanlara -ki onlardan korkarım en çok- , sadece aşka refakat etmek için yaşayanlara, düşenlere bir tekme daha vuranlara, gençliğimi nasıl harcadığımı anlattıklarıma, çocuklarına kendini yalatan babalara, istiklalde gelip bana sarılan sarhoş hatuna, o'nu öpebildiğim her ana, okulun tuvaletinde kokain çeken kıza, kafamı kaldırdığımda gördüğüm -içimden geçenleri temsil eden- yüksek gerilim hatlarına, manzaraya karşı oturup sigaranın yanında içtiğim, şişesi miller'a benzeyen limonlu sodaya, ülkenin ebesini sikerten pekaka'ya, beş yılımı aşık geçirdiğim adama, o beş yılın amına koyan okuluma, kanımda dolaşan ilaçlara, kendini ya da bir başkasını öldürmeye cesaret eden insanlara, birinin yanında çıplak yattığım her ana..ve aşka.

ve tabi sana.

aurora.

Hiç yorum yok: