şehre nefis bir yağmur yağıyor. peki ben ne yapıyorum? bilgisayarın başında oturmuş sıkıntıdan patlıyorum. azam ali dinleyerek. konuşacak birini aranarak. 2 saat sonra girecek sınavı düşünerek. sabah damien'i görmeyi diledim, geliyorum diye aradı. eşref saati deniyor buna. keşke başka bir şey dileseymişim demediğim bir eşref saati. negzel. sabah uyandım. hava çok kapalıydı. annemi çağırdım tırıvırı bişiler anlatmaya başladım kadına yataktan kalkmadan. sabah sabah başını şişirdim. uyanır uyanmaz ne anlattıysam hatırlamıyorum. çok rüya gördüm bu gece. çok. dinlenmek amacıyla yattığın bi uykudan yorgun kalkmak ne kötü.
şimdi azam ali ve ben yağmurun altında sigara içmeye çıkıyoruz.
waiting for the rain
for the skies lamenting
all around silence
has its roots sunk deep
diye mırıldanıyor kulağımda.
saçları ne kadar da benziyor benimkine.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder