25 Kasım 2007 Pazar

14.11.2007 17:47


http://www.itusozluk.com/goster.php/@623593

iyi olmuş bu, daha önce de okumuştum, yine okudum, yine hoşuma gitti. eve o kadar zor geldim ki. ayaklarımı sürüyerek. taksime gitmeliyim diye bir düşünce var aklımda, hala var. okcan'ı kandırmaya çalıştım gidelim diye, sana bira ısmarlayayım dedim. pislik üşendi taksime kadar. içimde taksime gitmeliyim diye bir his var. g'yi görecekmişim gibi. neden bilmiyorum. ama rahatsız ediyor o his gitmediğim için. eve sürüyorum demin kendimi, caddeden sokağa dönemedim, kaldım öyle köşede, duvara yaslandım, ağlamaya başladım. kimse de aldırmadı. rahat ettim biraz. taksime gitmem gerek. taksime gitmem gerek. neden bilmiyorum ama gitmem gerek. delireceğim. keşke gitseydim. kimse olmasa da olurdu. son derse girmeden dedim okcan'a. benim istiklal'de yürümem gerek bugün. deli misin der gibi baktı. evet deliyim. 14 yaşında delirdim. hahaha. g'yi görmem gerek. kalbim acıyor çok. hem duygusal hem fiziksel. p. nete son fotoğraflarını koymuş. bir fotoğraf var, g, p'nin kucağına yatıyor gibi, gülümsüyor. neden acıttı o fotoğraf beni? o kim ki? artık yok ki. silmem gerekmez mi? geçmişle çok sorun yaşarım ben. geçmişim için bir kişi daha. ne kadar güzel. kaç yıl sürer acaba atlatmak acaba? önceki 5 yıl sürdü, belki görsem hala sürerdi. bir gün görürsem tekrar başlamayacağını da kimse garanti edemez. bilmiyorum. çok karıştım. kadın olmaktan nefret ediyorum. çocukluğumdan beri. şimdi neden söyledim bunu bilmiyorum. bugün derste bir küçük iskender kitabını bitirdim. yirmi5april adı. kitabın ana kahramanının adı damien. şu an kulağımda çalan şey iced earth-damien. hayatta en sevdiğim kişinin nicki damien. weird. az daha wierd yazıyordum, yazdım sildim hatta. carissa's wierd yüzünden. sophisticathed fuck princess. onunla yatmadım bile. yatmadım bile değil. yatamadım bile..........i had to delete here.............. omurgamdan aşağı bir elektrik akımı süzülüyor. iskender garip biri. bazen düşündüklerimi yazıyor. aslında tek ortak yönümüz erkekleri sevebilmemiz. hayatımızı bok edecek kadar. dün gece bir yangın merdiveninin en üst basamağında oturdum. yangın merdivenlerini kullanarak beynindeki yangından kaçamazsın kadın! kaçamazsın! ruhun yokken yaşayamazsın. bana yardıma ihtiyacın var dedi. şarkıdaki gibi. doğruydu. yardım etmeye de çalıştı ama ben...3 nokta aciziyim. ifade gücünden yoksun. ona da anlatamadım. yüzüne dalıp sustum. konuşabilsem böyle olmazdı. kafamdaki metaforlardan bir zerre öğrenmedi. öğrenemedi. periler ölürken özür diler diyor iskender, peri değilim, özür dilemek de bir halta yaramaz ama ölüm kısmı doğru.


- orada olacak mısın?

- gitmeyeceğim.

- ellerim al.

- tonu aşacağım. gürültülüyüm.

- kenti yakacağım.

- orada olacak mısın?


o kadar güzel kokuyordu ki. inanamazsın. ömrümü yüzümü boynuna gömülü geçirebilirdim. hala geçirebilirim. huzur. huzur. huzur. belki mutluluk bile, ki imkansızdır gözümde. ..


o zaman o kimin dolaşmasıdır, o kimin kımıldamayışı!

o kimin sertliğinde turnusoldur.

ki sevdiğini gördüğünde teni renginden siyaha gider!

varsayıni ten istediğinde

siyahı kendine kilitler!

kilitler ve gider! siyah tek başına kendi yorgunluğunda nöbet bekler!

akmayacak, evet elbette asla akmayacak intihar!

o söylenmeyecek, dillenmeyecek, o

ömürlerden bir beş dakika bile dilenmeyecek.!

bir gün gerçeği açıklar aşk!


demiş şair. bilmiyorum. hiç bir şey bilmiyorum şu an.

21 Kasım 2007 Çarşamba

04.55




artık kalbim yok ağladığımda sana

düşündüğümde seni artık kalbim yok.

seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim

atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda

istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok.

8 Kasım 2007 Perşembe

....

gelecek bir şey yok artık.
bir daha ilkbahar olmayacak.
herkese kehanetidir bin yıllık takvimlerin.
ama yaz ve hani derler ya,
"yazdan kalma" diye, onlar da olmayacak
artık hiçbir şey gelmeyecek.
asla ağlamamalısın, der bir şarkı.
onun dışında
bir şey
diyen
kimse yok.

7 Kasım 2007 Çarşamba

haligh


şimdi yıkık dillerle konuşuyoruz

söylediğimiz sözcükler

başkaları için değildi.

artık bu gevelenen bir cümle

geçmekte olan bir tanışıklık için

fakat sen vardın bir zamanlar..


benim acı çekmemden nefret ettiğini söylemiştin

ve anlıyordun

ve beni gözetecektin

hep yanımda olacaktın

neredesin şimdi?


diyor conor kulağımda.
sesi titriyor.

5 Kasım 2007 Pazartesi

...

...
hiç bir mektup -sahibini yansıtmasına rağmen- kişisel değildir.
birinin okuyacağını bildiğinde samimi olamaz insan. o yüzden yeryüzünde yazılmış hiç birşeyin samimiyetine inanmıyorum ben. bir gün bir yerden çıkıp karşıma gelecek bu kağıt biliyorum. nereden bildiğimi bilmiyorum. bazı çok özel anlarda, tanrıya inancımı kaybedip yeniden kazanıyorum. zihnimin şizofren kıyılarına vurup parçalanıyorum. dünyanın tüm orospularına selam ediyorum..kaybedecek hiç birşeyi kalmayanlara -ki onlardan korkarım en çok- , sadece aşka refakat etmek için yaşayanlara, düşenlere bir tekme daha vuranlara, gençliğimi nasıl harcadığımı anlattıklarıma, çocuklarına kendini yalatan babalara, istiklalde gelip bana sarılan sarhoş hatuna, o'nu öpebildiğim her ana, okulun tuvaletinde kokain çeken kıza, kafamı kaldırdığımda gördüğüm -içimden geçenleri temsil eden- yüksek gerilim hatlarına, manzaraya karşı oturup sigaranın yanında içtiğim, şişesi miller'a benzeyen limonlu sodaya, ülkenin ebesini sikerten pekaka'ya, beş yılımı aşık geçirdiğim adama, o beş yılın amına koyan okuluma, kanımda dolaşan ilaçlara, kendini ya da bir başkasını öldürmeye cesaret eden insanlara, birinin yanında çıplak yattığım her ana..ve aşka.

ve tabi sana.

aurora.